Ya
biri beni durdursun ya da onu… Bir duvara doğru yüksek hızla seyreden bir
arabayı kullanıyorum. Duvarda bir çatlak görüyor ve direksiyonu oraya doğru
kırıyorum, hani belki orası duvarın zayıf noktasıdır ve gerçekten sert bir
darbeyle duvarı yıkıp arkasına geçebilirim umuduyla… Duvarın arkasından bir
parlaklık yükseliyor, güneş ışığı gibi değil huzur veren bir ışık gibi… Belki
ölürken göreceğimiz ya da bayıldıktan sonra ayılmaya başladığımız an gördüğümüz
gibi. Sanırım gülümsüyor, çünkü ancak o gülümsediğinde böyle bir ışık yayılır
gökyüzüne. Gülümsediğini bilmek mutlu ediyor ama aynı zamanda arabanın hızının
artmasına sebep veriyor. Biliyorum bana doğru koşmak istiyor ve fakat duvar
yolunu kesmiş, o duvar ya yıkılır ya da ben duvarın bu tarafında helak olurum.
O duvar yıkılmazsa eğer o belki gülmeye devam eder ama eskisi gibi değil, mutlu
olmaya devam eder ama her zamanki gibi değil…
Olmak
istediğimizle olduğumuz arasında farklar var bolca. O farklar belki de bu
duvarları yaratan. Olmak istediğimizi neden istediğimizi bilmek ya da ne kadar
istediğimizi, işleri kolaylaştırabilirdi. Ne için nelerden vazgeçersin? Ya da
kimlerden? Ne olmak istiyorsun kalan zamanında, neler yapmak, nelere inanmak ya
da nasıl değişmek? Ya da ilk soru istiyor musun? İstemiyorsan hiç deneme derdim
ama ne yöne değişmeyi deneyeceğini bilmiyorum. Dua etmeli insan ve daha iyi
biri olmak için çabalamalı, iyi tanımı nedir sizin için bilmiyorum ama benim
için salih amel işleyen ve sabrı tavsiye eden demektir.
Dağınık
bir yazı oldu zira dağınık bir anıma denk geldi. Değişmek isteyenin Allah
yardımcısı olsun. Zira oldukça zor ama başarılırsa çok keyifli…